|
ULUORTA KONUSMAZMIS
Londra´dan sadece £100 stg´lik bir sirketin sahibi olan bir dolandirici geldi, Soyer´in sabik müstesari Öntaç Düzgün´ün marifetiyle devleti ve Koop-Süt´ü dolandirdi. Bu sahtekâr için bir TIR dolusu hellim yola çikarildigi gibi cebine de Koop-Süt tarafindan £36,000 stg kondu. Ayrica devlet bütçesinden de 24,500 euro tutarinda ödeme yapildi. Bir TIR dolusu hellim, üstüne £36,000 stg ve onun üstüne de 24,500 euro. Soyer´in sabik müstesari eliyle bu kazigi dibine kadar yemis bulunuyoruz.
***
Memleket günlerden beri bu rezillikle çalkalanmakta. Ve Soyer´in sabik müstesari hiç utanmadan, hiç yüzü kizarmadan sunlari söyleyebilmekte:
"Sahsimi hedef alan sistemli bir linç hareketi var. Sadece yetkili organlarin bilgisi dahilinde kalmasi gereken ve tamamen teknik bir konu olan hellim ihracati meselesi bir ihbar meselesine dönüstürülmüstür. Bu, olumsuz sonuçlar doguracak ve toplumumuz bedel ödeyecektir. Isin ayrintilarini uluorta tartisacak degilim".
***
Ortada bir sahtekârlik var. Devlet ve bir devlet kurumu dolandirilmistir. Bir TIR dolusu hellim ihracat maskesi altinda Avrupa´yi dolastiktan sonra Magusa´ya geri geliyor. Elin sahtekâri devletin ve devlet kurumunun paralarini alip ortadan kayboluyor. Bunun bas sorumlusu Soyer´in sabik müstesaridir. Basbakanlik adina Koop-Süt´e yazi göndererek bu sahtekârligin ika edilmesini saglamistir. Oysa en küçük bir arastirma yapsaydi bu adamin sadece £100 stg sermayeli bir sirketin sahibi yani bir sahtekâr oldugunu ögrenecekti.
Sabik müstesar bunun hesabini verecegine abuk-subuk lâflarla bu rezillikten siyrilmaga çalismaktadir. Konunun yetkililerin bilgisi dahilinde kalmasi gereken teknik bir sorun oldugunu söyleyecek kadar küstahlik da sergilemektedir. Soygun ve vurgunu bir "askeri sir" haline dönüstürerek unutturmaga yeltenmektedir. Sahtekârlik, soygun ve vurgun ne zamandan beri "devlet sirri" ve de "teknik konu" olmustur? Eger sahtekârlik bir "teknik konu" ise, kimlerin bu konuda "tekniker" oldugunun ve olaganüstü teknik bilgilere sahip oldugunun elbette arastirilmasi ve sorumlularin yargilanmasi gerekir.
***
Sen ya görevini ihmal ederek, ya kötüye kullanarak, ya bilerek ve isteyerek, ya da bizim bilmedigimiz nedenlerle bir sahtekâra siper olacaksin, bir TIR dolusu hellimi yollara düsürecek, elin sahtekârina okkaynan para da ödenmesine sebep olacaksin ve sonra da hiç utanmadan ve yüzün kizarmadan "bunlar yetkililerin bilgisinde kalmasi gereken teknik konulardir, ben uluorta konusmam" diyebileceksin.
Bana bak sabik müstesar, bu, zaten senin kirdigin ne ilk cevizdir ne de son ceviz. Kirdigin ceviz sayisi bini geçmistir. Bu isten palavrayla kurtulamazsin. Bu teknik bir is degil, bir sahtekârlik ve dolandiriciliktir. Bunlar ise devlet sirri degildir. Halkin bilmesi, senin gibilerin de hesap vermesi gereken bir meseledir. Uluorta konusmani bekleyen de yoktur. Hakkinda suçlamalar var. Adam gibi çik ve uluorta degil, dogrular neyse onu söyle. Yalansa yalandir de, dogruysa "ben uluorta konusmam" numaralariyla siyrilmaga yeltenme. Kimseyi enayi yerine de koymaga yeltenme, çünkü tekrar ediyorum ki, ortada ne yetkililerin bilgisinde kalmasi gereken teknik bir konu, ne bir devlet sirri vardir. Apaçik bir dolandiricilik söz konusudur. Devlet ve devlet kurumu senin yüzünden zarara ugratilmistir. Bu rezillik, bu dolandiricilik ve bu sahtekârlik senin yazdigin bir yazidan kaynaklanmistir. Verdigin zarari telâfi etmekle mükellefsin. Suç unsuru varsa, mahkemede de yargilanmalisin. "Ben uluorta konusmam" palavrasini kimseye yutturamazsin. Ben bir hirsizlik yapsam, sorulunca "ben uluorta konusmam" diyebilir miyim? Senin durumun da böyledir. Lâf cambazligiyla paçayi kurtaramazsin. Konusman ve hesap vermen kaçinilmazdir. Konusmasi gerekenlerden biri de seni müstesar yapan ve de onun adina Koop-Süt´e yazi gönderdigin Soyer´dir, çünkü senin bütün eylemlerinden Soyer de sorumludur.
10/7/2009 9:14:03 AM
|