|
TC Devlet Bakani Babacan, Atina’da...
“Türkiye Kibris konusunda tavrini net ve kararli bir biçimde ortaya koymustur”
Babacan, Atina’da yaptigi temaslarin ardindan Türkiye’nin Atina Büyükelçiligi’nde Türk gazeteciler için bir basin toplantisi yapti.
Atina’da Yunanistan Ulusal Bankasi (NBG) Baskani Takis Arapoglu ile dün sabah kahvaltisinda biraraya geldigini ardindan da Yunanistan Parlamentosu Baskan Yardimcisi ve Dis Iliskiler KomisyonuBaskani Sotiris Hacigakis ile görüstügünü belirten Babacan, daha sonra Yunanistan Disisleri Bakani Dora Bakoyani ile görüstügünü belirtti.
Babacan, Yunanistan Ekonomi ve Maliye Bakani Yorgos Alogoskufis ile çalisma yemeginde bir araya geldigini sonra da AB’nin genislemeden sorumlu üyesi Olli Rehn ve Bakoyani’nin de katildigi Avrupa Yatirim Bankasi Konferansina katildigini belirtti.
Konferansin ardindan Avrupa Yatirim Bankasi Baskani Philippe Maystadt ve Yunanistan Sanayiciler Birligi Baskani Dimitris Daskolopulos ile ayri ayri görüstügünü kaydeden Babacan, Yunanistan anamuhalefet partisi PASOKGenel Baskani Yorgo Papandreu’nun da kaldigi otelde kendisini ziyaret ettigini ve kisa bir görüsme yaptiklarini açikladi.
Atina’daki temaslari çerçevesinde Yunan düsünce kurulusu ELIAMEP yetkilileriyle biraraya gelecegini ardindan da Alagoskufis, Rehn ve Maystatd’in da bulunacaklari aksam yemegine katilacagini söyleyen Babacan, Atina’daki temaslarini olumlu ve yapici olarak niteledi.
Muhataplarina Türkiye’nin yaptigi ekonomik ve siyasi reformlari aktardigini ve Türkiye’nin AB’nin 5. ihracat pazari olarak önemli firsatlar sundugunu kaydettigini belirten Babacan, 9. reform paketinin tamamlanmak üzere oldugunu da söyledigi görüsmelerin çok verimli geçtigini vurguladi.
Bakoyanni ile görüsmesinde Yunanli Bakan’in Atina’nin Türkiye’nin AB sürecine verdigi destegi teyit ettigini söyleyen Babacan, AB sürecinin Türk-Yunan iliskilerini siyasi ve ekonomik anlamda olumlu etkiledigi tespitini yaptiklarini belirtti.
Karsilikli olarak çok detaya girmeden iki ülkenin hassasiyetle üzerinde durduklari konulari ele aldiklari Bakoyanni’nin AB dönem Baskani Finlandiya’nin girisimini destekledigini ve olumlu baktiklarini söyledigini belirten Babacan, “ Ortada bir fikirler dizisi var. Atina ile de görüsüyorlar. Henüz fazla detaylandirilmis degil. Bir sey söylemek için henüz çok erken. Her fikir için yogun görüsmeler yapiliyor. Biliyorsunuz Helsinki’de zirve var. Burada KKTC yetkilileri ile Rum Yönetimi temsilcileri arasinda temas olacak. Biz zaten basindan beri bu fikirlerin KKTC ile görüsülmesini, degerlendirilmesini istiyoruz. Neticede, birinci derecede KKTC’yi etkileyecektir” dedi.
--KIBRIS’TA TAVRIMIZ NET--
Sorular üzerine, Atina’nin KKTC üzerindeki ticari ambargonun kaldirilmasiyla ticari tüzük arasinda bag bulunmadigi yönündeki yaklasimina da deginen Babacan, ortada formel bir bag olmamasinin bu konularin birbirleriyle baglantili olmamasi anlamina gelmedigini söyledi.
Türkiye’nin Rum kesimine limanlarini açmasina iliskin ocak ayinda ortaya attigi önerinin masada durduguna dikkati çeken Babacan, bu konularin birbirlerine yardimci olacak unsurlar içerdiginin açik oldugunu vurguladi.
Türkiye’nin Kibris konusunda tavrini net ve kararli bir biçimde ortaya koydugunu belirten Babacan, söyle konustu:
“Biz yogun bir biçimde yaptigimiz temaslarda herkese 26 Nisan 2004’ü hatirlatiyoruz. AB’nin KKTC üzerindeki izolasyonun kalkmasina iliskin kararinin tarihini. Ortadaki durum, Burgenstock’ta Annan planina bir anlamda evet deyip sonra reddedilmesi için kampanya baslatanlarin ödüllendirilmesi, evet diyenlerin ise cezalandirilmasi biçiminde gelismistir. Papadopulos’un televizyonda yaptigi konusmayi hatirliyorsunuz. Hiçbir çözüme yanasmadan daha fazlasini elde etmek amaçli bir yaklasim ortaya konmustur ve sonraki olaylar da bunu dogrular niteliktedir.
Türkiye açikça her ne pahasina olursa olsun tek tarafli olarak bir sey yapmayacagini ortaya koymustur. ‘Yükümlülügünüz diyorlar’ ama bizim hukukçularimizin farkli görüsleri var. Nasil bizim TIR’larimiza Italya, hatta Yunanistan kota koyabiliyorsa biz de gerekli gördügümüz sinirlamalari koyabiliriz. Zaten Rum ürünleri Türkiye’ye giriyor. Kisitlama tasit araçlariyla ilgili. Rumlara vizeyi de kaldirdik. Biz hep beraber konusalim çözüm bulalim diyoruz, gerekirse siyasi kararimizi aliriz limanlari açariz ama öncelikle KKTC üzerindeki izolasyonun kalkmasi gerekiyor.”
--TREN KAZASI--
Türkiye’nin AB sürecinde Kibris konusu nedeniyle bir “tren kazasi” olmasi olasiligina deginen Babacan, akli selimin böyle bir kaza olmamasini gerektirdigini söyledi.
Babacan sunlari söyledi:
“AB temel ilke ve degerlerine, hakka, hukuka ve adalete uygun davranilirsa böyle bir konunun Türkiye’nin önüne engel olarak çikmamasi gerekir. Hiç kimsenin mevcut durumda vicdani rahat degil, haksizlik yapildigi genel olarak kabul ediliyor. AB, kuskusuz Rum Kesimi’nin üyeligi sonrasi tarafsiz olma niteligini yitirdi. Bunun için BM diyoruz. AB Rum Kesimi içindeyken objektif davranamiyor bunu da dogal karsiliyoruz.”
Rehn’in dün yaptigi konusmada oldugu gibi sik sik tren kazasindan bahsettigini de belirten Babacan, “Kendisi çesitli tren anolojileri yapabilir. Fena da olmaz. Neticede bu mesaji yalnizca Türkiye’ye degil tüm AB üyelerine verdigini açikça vurgulamis bulunuyor” dedi.
Finlandiya’nin önerisini ise “iyi niyetli” olarak niteleyen Babacan, ortada yazili bir metin bulunmadigini da belirtti.
Türkiye’nin kararli durusu sonrasi ortaya Fin önerisinin çiktigini hatirlatan Babacan, “Daha önce bekliyorlardi. Baktilar ki is ciddi onun üzerine yeni fikirler çikti. Akli selim hakim olacaktir. Böyle bir meseleden Türkiye’nin AB sürecine zarar verilmemesi geregi anlasilacaktir. Bunu Rumlarin dahi istedigini sanmiyorum. Bu agir bir sorumluluk. Yol kazasina gelince, sonuçta, realite hiç kimsenin olmasini istemedigi bir seyin olmamasini gerektirir” dedi.
10/20/2006 10:50:17 AM
|